‘Ev’de başka ne yapsam?

“Sıkılmak bütün kötülüklerin anasıdır. Öylesine sakin ve durağan olan sıkıntının böyle harekete geçirici bir güce sahip olması şaşılacak şey.” Kahkaha Benden Yana, Soren Kierkegaard

Malumunuz karantinadayız. “Karantina” sözcüğünün bu kadar hızlı ve sert bir şekilde hayatımıza gireceğinden hiçbirimizin haberi yoktu. Daha önce filmlerden izlediğimiz distopik ortamın tam da ortasına düştük. İşlerimize, okullarımıza gidemez olduk. Belki bu sıradan bir tatil olsaydı bu kadar da üzmeyebilirdi bizi ama bir zorunluluk haline gelince, ‘ev ‘de durmak evet, sanki biraz sıkıcı olmaya başladı. Kierkegaard’ın da dediği gibi, harekete geçme gücü başucumuzda duruyor. Bugüne kadar evde yapmayı isteyip yapamadığımız ne varsa yapma zamanı! Umutsuzluğu pencereden dışarı atıp, özgür günlerimiz için üretime devam etmek şart oldu.

BİR KİTAP VEYA GECEYARISI FİLMİ, PEKİ YA ÜSTÜNE KAHVE?

Raflarda duran tozlu kitapları çıkarmakla başlayabiliriz işe. Hatta kendimiz için onlara güzel bir sıra verip, okumaya başlayabiliriz. Başka bir fikir olarak; filmi olan kitaplar yahut kitabı olan filmler de bu boş günlerde iyi gider sanki… Kitabı okuyup, bir gece yarısı filmi açmak, bir de üstüne kahve? Mis! Çalışmaktan yorgun düşmüş ayaklarımızı da uzatırsak karantinanın sözüm ona keyfini çıkarabilir miyiz acaba? Tamam kitabımızı okuduk, filmimizi izledik ama karantina dediğin şey de öyle bir iki gün değil ki… En az iki hafta gözüküyor nereden baksan. Peki başka ne yapacağız? 

KORUMAMIZ GEREKEN EN ÖNEMLİ ŞEY: BAĞIŞIKLIĞIMIZ!

Öncelikle kendimize şöyle köşelerde kalmış, zamanında severek aldığımız bir defter bulup başlığımızı atalım: “YEMEK TARİFLERİM”. Bu dönemde en fazla korumamız gereken şey bağışıklığımız. 7 gün için besin değerleri yüksek, lezzetli tarifler yapmak hatta yemek yapmayı bilmiyorsak yemek yapmayı öğrenmek için harika bir fırsat. 

Ev

ÖNLÜĞÜMÜZÜ TAKALIM BOYAMAYA BAŞLAYALIM…

Evde yapılacak aktiviteler için başka bir fikir de “değişmeyen tek şey değişimdir” diyerek ev dekorasyonumuzda birkaç değişiklik yapmak olabilir. Bu günler, eski ahşaplarımızı yenilemek için güzel fırsat aslında. Önlüğümüzü takalım ve boyamaya başlayalım. Üstelik ev dekorasyonunda yaptığımız değişiklikler ruh halimize de yansıyacak ve evimizi daha sevilir bir hale getirecektir.

Ev

YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN ARTIK VAKİT VAR

Başka bir öneri de yabancı dil öğrenmek olabilir. Fazlasıyla boş zaman gerektiren ve en yararlı aktivitelerden biri olan yeni bir dil öğrenmek, bu süreçte de zorlu günler geçtiğinde de bize iyi gelecektir.

İLHAMIMIZ KAĞIDA DÖKÜLMEYİ BEKLİYOR!

Peki çekmecede yıllar önce yazıp da unuttuğumuz senaryolar niye hala orada? Dünyanın içinde bulunduğu bu zorluk karşısında şüphesiz yaratıcılığımız güçlenmiştir ve ilhamımız artık kâğıda dökülmeyi bekliyordur. O zaman hayal gücünüzü kullanmaya başlayalım ve içimizdeki yazarı ortaya çıkartalım!

Ev

EVDEYİZ DİYE TEMBELLİĞE DE UMUTSUZLUĞA DA YER YOK

Bazılarımız hava almak için bile dışarıya çıkamıyor korkusundan. Sporsuz kalmak ise gerçekten rahatsız edici. Telefona kolayca yüklenebilen, aylık olarak planlanan ve gerçekten çok yararlı “evde spor ve egzersiz” uygulamaları var. Her sabah güne verimli bir sporla başlamak hem seratonin salgılamamıza yardımcı olacak hem de evdeki şu hantallığımızdan bizi kurtaracak. Evdeyiz ama tembelliğe de umutsuzluğa da yer yok! Belki dünya dibe battı ama hepimiz biliyoruz ki bu dibe batışın bir de güzel bir çıkışı olacak. Yani şairin de dediği gibi “güzel günler göreceğiz çocuklar”.

EV ORTAMININ KIYMETİNİ BİLELİM, PAYLAŞIMLARI GÜÇLENDİRELİM!

Haberler diyor ki; Çin’de uzun süren karantinadan dolayı boşanmalarda inanılmaz bir artış varmış. Tahammüller azalıyor, endişeler çoğalıyor. İnsan, sevdiği kişiyle bile aynı evde olmaktan sıkılabiliyor. Gelin, biz böyle olmayalım. Sevdiklerimizle ev ortamında özgürce vakit geçirmenin değerini bilelim, paylaşımları güçlendirelim, bugüne kadar çalışarak ihmal ettiğimiz aile bireylerimizle kaliteli zaman geçirmeyi fırsat bilelim. 🙂